En İyi 30 İtalyan Filmi: 22 – Il Divo

Giulio Andreotti, İtalya siyasetine damga vuran isimlerin belki de en önemlisi. Üç kez başbakanlık yapan, siyasetin içinde kaldığı kırk yıl boyunca başbakan olamasa bile çeşitli bakanlıklarda bulunan ve mafya ile bağlantıları en çok konuşulan siyasetçi. Mafyadan para yardımı bile aldığı hep gündemde olan Andreotti’nin en büyük olaylarından birisi de paramiliter örgüt Gladio’yu kurmuş olması. Özellikle komünizme karşı savaş açan ve diğer ülkelerdekine benzer cadı avına girişen Andreotti’nin Gladio’sunun en büyük yardımcıları ise yine mafya oluşumları. Karşılıklı anlaşmalar ile birbirlerine yardım eden ve pisliklerini de temizleten bu birleşim, Andreotti siyasetten silinene kadar devam etti. Halkı baskı altına almak ve özellikle komünizme karşı yardım çağrısında bulunmak için Gladio çok net bir şekilde devredeydi. Bu bol hikâyeli, kimilerine göre en iyi, kimilerine göre ise en berbat başbakanın hikâyesini peliküle aktaran ise Sorrentino oldu. Kendine has sineması ile 2000’li yıllara damgasını vuran ve gittikçe gücünü artıran yönetmenin, bol hicivli, sert ama oldukça da karikatürize anlatımı ile Andreotti’nin hikâyesi “Il Divo” adı ile modern başyapıtların arasında olmayı kesinlikle hak ediyor.

Sorrentino, filminde biyografi kurallarını altüst eden bir anlatımı tercih ediyor. Andreotti’nin gerçekte de esprili biri olmasını filmin geneline yayıyor ve hikâyeyi en karikatürize hale devşiriyor. Mafya ile bağlantısı olan muhtemel bir şiddet yanlısı siyasetçiyi bizleri eğlendirerek ve bazen de bize kahkaha attırarak seyrettiriyor. Bir nevi ağlanacak halimize gülüyoruz tercihi. Tabii bunu yaparken bilgi konusunda elini hiç korkak alıştırmıyor. İzleyiciyi en çok bilgilendiren, en ufak detayı bile atlamayan ve adeta her şeyi gözümüze gözümüze sokan bir tarzı var filmin. Hatta bunu ekranın sağında solunda küçük notlar ile çok daha keskin yapıyor.

Hem bilgi bonkörlüğü hem de karikatürize anlatıma en uygun ne gider diye düşününce sanırım çoğumuz içimizden kurgu deriz. Harika ve dinamik bir kurgu olmasa, tüm bunlar hikâyenin çorbaya dönmesine sebep olur. Sorrentino burada adeta İngiliz suç filmleri gibi, Guy Ritchie tadında geçişler kullanıyor ve izleyicinin seyrettiklerini hazmetmesini kolaylaştırıyor. Normalde epey sıkıcı olabilecek konularda son derece eğlenceli bir hale geliyor film. Bu çok konuşkan filmin hızlı diyalogları da bu sayede güzel bir zemine oturtulmuş oluyor. Yine de film ile alakadar ender eleştirilerden biri diyalog kısımları olabilir. Öyle ki bazı anlarda, siyasete dair hiçbir fikriniz yoksa ve İtalya’daki mafya olaylarından haberdar değilseniz diyalogları yakalamanız epey güç olacaktır. Sorrentino’nun tercihi belli ki konuya az da olsa vakıf olanların filmden keyif alması, daha doğrusu dikkatle izleyip filmi yorumlayabilmesi. Müziklerin de muazzam kotarıldığını da buraya eklersek estetik açıdan filmin çok doyurucu olduğunu belirtmiş oluruz. Sorrentino, şimdilerde edindiği yerin ilk büyük adımlarını bu filmle atmış, hem de büyük bir adım.

Son yılların en formda ve en yükselişte olan oyuncusu Tony Servillo için de bir paragraf açmak gerek. Oynadığı her rolün altından kalkabilen ve farklı olmayı da başarabilen Servillo, Andreotti performansında harikalar yaratmış. Oscar adayı makyajını da arkasına alarak inanılmaz bir işe imza atmış. Taklit değil, kesinlikle muhteşem bir kompozisyon ortaya çıkarmış. Oyuncu, filmin künyesine bakmadan filmi izleyip Servillo’yu da az yakalayabilmiş izleyicilerin kendisini tanımakta güçlük çekeceği kadar farklı bir performansa sahip. Karikatürize dediğimiz tarza neredeyse tam oturmuş ve hakkını fazlasıyla vermiş.

Diğer biyografi filmlerinden çok farklı olan, anlatacağı sert hikâyeyi tersyüz ederek verip daha çok dikkatimizi çekmeyi başaran önemli bir belge niteliği de taşıyan bir film Il Divo. Daha sonraki filmleri ile Fellini sinemasını bile adeta hayata döndüren, kendine has sineması olan ender sinemacılardan olan Sorrentino’nun külliyatının en özel parçalarından. Ülkemizin tarihe mal olmuş çoğu olayına da denk düşen filmi, içselleştirmek konusunda çok sorun yaşayacağınızı sanmıyorum.

Bu yazı, daha önce Perasinema.com’da yayımlanmıştır.